16 Haziran 2008 Pazartesi

Sessiz Sedasız

Uzun zamandır yapmaya niyetli olduğum bir işi yaptım. Daha doğrusu uzun zamandır yapmaya niyetli olduğum bir işi yapabilmem için Aygül sıvadı kollarını ve aldı sazı eline:

carluvr.com

Bigumigu'da ve burada yazdığım otomobil yazılarını topladığım ve yazacak yer bulamadığım için içimde patlayan otomotiv yazılarını yayınlayacağım yeni blogum carluvr. WordPress tema uygulaması ve tasarım detayları tabii ki Aygül'e ait.

13 Haziran 2008 Cuma

Sırtı ağrısına: Wii Fit

Wii Fit'i düzenli olarak kullanıp yoga ve kas hareketlerini yapınca bel ve sırt bölgeleri güçleniyor. Strese dayalı sırt, boyun ağrısı olanlara şiddetle tavsiye etmek isterim. Yürürken, dikilirken, minibüs içinde ayakta durmaya çalışırken; kısacası her duruma daha sağlıklı ve dengeli "durmaya" başlıyorsunuz.

Cihazın genel olarak aldığı eleştiri, arayüzün hareketler arasında geçişleri çok uzattığı ve kişiye özel program sunmadığı yönündeydi. Sık kullanınca ara geçişleri otomatik olarak kolayca yapmaya alışıyor insan. Program konusunda da, tüm hareketleri yeterince yaptıktan sonra kişi hangi hareketi sevdiğini, hangi hareketten faydalanmak istediğini kendisi seçebiliyor zaten. Cihaz vücudumuzu dinlemeyi öğretiyor diyeceğim abartarak.

Hayatınıza bir şekilde spor ya da egzersiz sokabilirseniz, Wii Fit destek kuvvet olarak mükemmel bir yardımcı. Hiç hareket etmiyorsanız ve Wii Fit'in oyunlarında kısa sürede yorulup bırakıyorsanız zaten motivasyonunuzu da çabuk kaybedebilirsiniz, dikkat.

9 Haziran 2008 Pazartesi

Gelişmeler

Burada bahsettiğim kitap (Empati - Adam Fawer) sürükleyiciydi ama çok da matah değildi.

Burada bahsettiğim ve açmak üzere olan kaktüsümüzün açmış halini merak edenler için de bu fotoğrafı sunuyorum.

27 Mayıs 2008 Salı

İlham

FriendFeed'de bir yazının altına eklediğim yorum kendi kendime düşündüğüm bir şeyin sonuçlanıp hayata geçmesi gibi oldu yazdıktan sonra. Kaybolmasın diye buraya da yazmak istedim.

Bilgi çöplüğünde istediğim bilgiye zaten kolayca erişebiliyorum. İhtiyacim olan, o bilgiye yönelmemi sağlayacak olan ilham. Bunu da bana sanat veriyor. Sanatın en ilham verici kollarından birinin de edebiyat olduğunu düşünüyorum. Hap kitap ya da özet almayayım, tadına vara vara roman okumayı çok seviyorum ben.

20 Mayıs 2008 Salı

Combine Demolition Derby

Chuck Palahniuk'un Stranger Than Fiction diye bir öykü kitabını okuyorum. Kitabın özelliği, içerisinde yer alan öykü ve incelemelerin kurgu değil bire bir gerçek olması. Kitabın başlarındaki öykülerden biri de Combine Demolition Derby adında bir yerel yarışma/festivalle ilgili. Bizim eski TRT döneminde pazar günü haberlerinde görüp şaşırdığımız Amerikan tarzı bir yıkım oyunu. Artık tarlada çalışamayacak kadar eski biçerdöverler alınıp modifiye ediliyorlar ve yılda bir kez arenada kapışıp birbirlerini parçalamaya çalışıyorlar. Kitapla ilgili (ve bahsettiğim bu öyküyle) bir inceleme yazısını buradan okuyabilirsiniz. Öykü ve içindeki karakterleri, bu yarışa verdikleri önemi ve Amerikan tarımının bile nasıl bir sona doğru gittiğini okuyunca ilginç bir şekilde etkileniyorsunuz.

Bu etkiyi tamamlayan ise ağda dolaşırken görülen bir video oluyor. İşte bu seneki Washington Combine Demolition Derby'den görüntüler. Önce öyküyü okuyup sonra seyredince bir garip oluyor gerçekten insan.

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Alfa Romeo MiTo ve 8c: Tasarım Kardeşler



MiTo'yla ilgili gelişmeleri yazmayı bir iş edindim kendime. Ta ilk yazımda Alfa Romeo'nun bu yeni bebeğinin tasarım genlerini açıkladığımda 8c adlı efsanevi güzellikteki modelle olan akrabağlık bağlarından dem vurmuştum. Bu konuyu pekiştirmek, hatta pekiştirmenin ötesinde zihinlere kazımak ve algı olarak çakmak adına aşağıda gördüğünüz muhteşem fotoğrafları yayınlamış Alfa Romeo. Süper spor otomobil kategorisinin doğuştan klasik modeli 8c Competizione ve yeni kardeş MiTo aynı stüdyoda bir aradalar. Tadını çıkartın. (Sondaki görseller de MiTo'nun içinden ilk detaylı görüntüler)














Alfa Romeo Mi.To hakkında daha önce:
Alfa Romeo Mi.To
Alfa Romeo Mi.To - Resmi Blog ve Gelişmeler
Alfa Romeo MiTo: Armasını Siz Seçin

26 Nisan 2008 Cumartesi

Bitkilerimiz

Fincan bizimle yaşamaya başladığından beri ufak tefek bitkilerimizi onun gazabından korumak için evin kedisiz alanlarından biri olan mutfağa taşıdık. Bir diğer kedisiz alan da orta oda adını verdiğimiz, kitaplıkların bulunduğu, çamaşırların asıldığı, benim bazen meditasyon yaptığım ve misafirlerimizi yatırdığımız oda. Hem Aygül'ün abisi Aytuğ'un, hem de benim ablam Ümit'in Fincan'a feci şekilde alerjilerinin olması bu odayı kedisiz tutmak zorunda bıraktı bizi.

İki adet topik kaktüsü Dreambox'ta çalışırken almıştık. Orada masalarımıza koyalım diye. Ama kendilerini çok sevdik ve evde tutmaya karar verdik. İlk fotoğraftaki topiğin çiçek açmakta olduğunu görünce çok heyecanlandım 23 Nisan günü. İnsan kendi eviyle ilgili bazı şeyleri ancak tatil günlerinde farkedebiliyor.




Bu uzun abinin hikayesi daha eski. Üstteki topikler gibi Ikea'dan yaklaşık üç yıl alınan üçlü bir minik kaktüs setinin üyesiydi kendisi. Diğer kardeşleri yaşamayı başaramadılar ama bu çok azimli çıktı ve ben de saksısını değiştirerek ödüllendirdim bu gayretini. Kocaman saksıya geçince bir yılda kendi boyunun iki katına ulaştı kolayca.




Son olarak bu ikiliden minik detayı gördüğünüz küçük bir ağaçcıktı. Ancak evde o kadar çok yeri değişti ki tüm yapraklarını döktü ve kurumaya başladı... ...derken geçen hafta farkettiğim bu minik filizi verip bu baharı da coşkuyla yaşamaya karar verdi. Diğer ilginç bitkimiz de Akdeniz ikliminin hakim olduğu coğrafyalarda bol görünen, az su ihtiyacına rağmen kolayca yayılan kedi tırnağı benzeri bir yapıya sahip. Kaktüs özellikleri gösteren yapısına rağmen biraz susuz kalırsa üzülüp sararmaya başladığı için sık sık su vermek gerekiyor kendisine.


Bonuskill

Levent metro girişinde sütun üzerindeki Pınar Sucuk reklam panosunun üzerinde gördüm. Başka bir yerlerde gören var mı?


24 Nisan 2008 Perşembe

Fincan'ın Maceraları

Aslında belgesel gibi Fincan çekip YouTube'a videolarını koyabilirim sıkılmadan. Kaydetmekten çok izlemek zevkli ama keratayı. İlk fotoğrafımız pencere pervazında güneşlenirken. ikinci fotoda da kuyruğuna sarılmış uyuyor. Her konuda çok anlaşıyoruz ama ilgimiz hiç yetmiyor minik enerji topuna, sürekli onunla oynayalım, onu sevelim, onu eğleyelim istiyor. Kedi kılığında Jack Russel Terrier mübarek.