1 Aralık 2013 Pazar

Okumak, Yazmak, Okumak

Bir varmış, bir yokmuş. İnsanların düşüncelerini yazıya dökme arzusu varmış, ama yazmak için kullanılacak malzemelere erişim zormuş. Yazı yazmak kolaylaştığında, metinleri başka insanlara ulaştırmak derdi çıkmış. Gel zaman, git zaman, matbaa icat olunca, iyi metinleri çok sayıda insana hızlı bir şekilde ulaştıracak bir yöntem de hayatımıza girivermiş.

Bu defa yüzyıllarca matbaada çoğaltılıp kitlelere ulaştırılacak o iyi metinlerin araştırılıp bulunması işiyle uğraşılmış. Matbaalardan basımevleri ve yayınevleri doğmuş. Basım olanakları erişilebilir ve düşük maliyetli oldukça, daha niş gruplar için kitaplar da basılabilir ve dağıtılabilir olmaya başlamış.

Bu sistem de birbirinden ayrı bir yazar ve okur kitlesi yaratmış. Küçük gruptaki yazarlar, büyük gruptaki okurlara ulaşabilmek için çalışmışlar, büyük gruptaki bazı okurlar da o küçük ve cazibeli yazarlar grubuna dahil olmak için gayret göstermişler.

Dünyanın değişmez kuralı, hiçbir şeyin değişime direnemeyecek olması. Bir gün internet girmiş hayatımıza, sonra basit yazma ve yayınlama platformları. Bir anda okur ve yazar grupları daha öncekinden çok daha fazla iç içe geçmiş bir hal almaya başlamış. Yazmak isteyen birisi, yazdığı metinleri yayınevlerine götürmeden önce okurlarına sunabilme şansı yakalamış. Yayınevleri, iyi yazar adaylarını çok daha hızlı gözlemleyebilmeye başlamış. Bence en önemlisi; her bir yazının tek bir okuru da olsa, o büyülü okur-yazar ilişkisi herkesin erişimine açılıvermiş.

Küçüklüğümden beri bir şeyler yazıyorum. 2004'te blog yazmaya başladım. Yazmayla ilgili kendimi hep serbest bıraktım. İçimden gelirse, vaktim olursa, canım isterse, ilham perisi dokunursa... Ben de oturup yazardım iki satır. Bugünden itibaren yazma konusunda kendimi disipline etmeye karar verdim. Bu konuda çok da iyi bir fırsat çıktı karşıma. Deniz ve Aslı'nın bloglarında başlattıkları #blogfırtınası! Bu okuduğunuz yazı, Aralık 2013 boyunca her gün yazacağım toplam 31 yazının ilki, gerçekleştirdiğim ilk ödevim. Önümüzdeki 30 gün boyunca yazacağım diğer konuları buradaki listede görebilirsiniz.

Bir zaman heveslenip bir blog açtıysanız ya da hiç blogunuz olmadıysa ama bu okuduklarınız içinizde küçük de olsa bir heyecan uyandırdıysa, siz de katılın #blogfırtınası'na. Hem her gün bir yazı yazmanın keyfini çıkartın, hem de 2014'e sayfalarca metin üretmiş olarak girin.

Gün 1. Yazınıza “Bir varmış, bir yokmuş” ile başlayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder