3 Mayıs 2009 Pazar

Carluvr.com Birinci!

Carluvr.com Blog Ödülleri'nde 2009'un en iyi otomobil blogu seçildi!

Ödül töreni öncesi neşe içinde dolaşırken
---

Azıcık heyecanlanmış da olabilirim yer yer
---

En güçlü rakibim Tuna'yla tanışmamız
---

Carluvr'ın hayata geçmesini sağlayan gizli kahraman, karıcım Aygül
---

Madde Bağımlısı blogunun yazarı Ebru onlara oy vermediğimi duyduğunda beni paralarken
---

Fırat'a elma-alt-shift'e neden daha fazla yazar almaması gerektiğini anlatırken
---

Alemşah'la ne kadardır görüşmediğimiz üzerine konuşurken
---

Madde Bağımlısı yazarları elma-alt-shift tişörtleriyle ödül alırken
---

Project House'tan Serhat bana ödülümü veriyor
---

Ödülü alınca şımarıp Selçuk'a pozlar verirken
---

Ödülüm ve Carluvr'ın mimarı karım
---

Ödül alan tüm bloglar bir arada
---

Toplu fotoğraftan bir kesit
---

Eray'a organizasyon için teşekkür ederken
---

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Çilekler ve Sanat

Gözüm ve algım açık olduğunda tüm sokaklar, caddeler bir sanat etkinliğinin parçası gibi geliyor bana.

Alın mesela şu kareyi:


Zincirlikuyu'da Astoria'ya doğru yürürken metro çıkışı civarlarında çektim. Yeşil çimler içerisinde çilekler. Aslında fiyat etiketleri de kenardaydı, onu düzeltip daha derin -ya da daha yüzeysel- anlamları olan bir kompozisyon yaratabilirdim ama hayatın karşıma çıkardığı bu sanat eserine müdahale edip onu kendi eserim haline getirmek yerine izlemek ve kaydetmeyi tercih ettim. Bir de nasıl olduğunu açıklayamayacağım şekilde ilham almayı.

26 Ocak 2009 Pazartesi

iPhone Deneyimim

Yaklaşık dört aydır iPhone kullanıyorum. Öncesinde bir dört yıllık Apple ve Mac OS X geçmişim olduğu için bu cihazın resmi olarak Türkiye'ye gelişini büyük bir heyecanla bekliyordum. Özellikle gayrı resmi yollardan satın almak istemedim, çünkü iPhone'un bir telefon olmadığını, telefon özelliği de olan bir mobil iletişim cihazı olduğunu biliyordum. Bu yüzden resmi olarak gelmesini ve sınırsız internet paketi ile satılmasını bekledim satın almadan önce.

iPhone kullanmaya başlar başlamaz, abartmıyorum, gerçekten de daha ilk günden itibaren yeni bir internet deneyiminin esiri oldum. Kablosuz internet bağlantısından bağımsız olarak her an, her yerde e-postalarımı Mac Os X'in Mail programının arayüzüyle kontrol edebiliyor, Flash gösterimi ve Java uygulamaları dışında tüm internet sitelerini çok iyi kurgulanmış bir uygulamayla gezebiliyordum. Bunların üstüne bir de okyanus gibi bir iTunes Application Store'dan binbir uygulama -gerekli ya da gereksiz- indirebiliyordum.

Geçen zaman içinde birçok uygulama kullandım, epey oyun oynadım. Kendi çapımda, başarılı bulduğum uygulamaları paylaşmak istiyorum. Bazı bedava uygulamalar US Apple Store'dan indirme. US Apple Store hesabını buradaki adımları izleyerek açabilir, hem Türk hem de Amerikan hesaplarınızı birlikte kullanabilirsiniz.

1- Fieldrunners: Bir çok yayın tarafından 2008'de bağlı olduğu platformun en iyi oyunu seçilmekle kalmadı, genel kategorilerde, yani PS3, Wii gibi konsol oyunlarının arasında da yılın en iyi oyunu olarak yer aldı. Kule savunması denilen türde internette bile bu kadar iyi bir oyun yok. Oyunun binlerce kullanıcısından aldığı 5 yıldız da cabası. Habire şarj bitirecek kadar müptela edici ve bir haftada sıkmayan bir oyun arıyorsanız kesinlikle satın almanızı tavsiye ediyorum.

2- Shazam: Bu uygulamayı Türkiye Apple Mağazası'nda bulmak mümkün olmayabilir hala. Amerikan Apple Store'da sadece bedava uygulamaları yüklemek için bir hesap açıp öyle indirebilirsiniz. Herhangi bir ortamda, etrafta gürültü de olsa, çalan şarkıyı bu programda 'tag'lediğinizde bir iki saniye içinde şarkı hakkında tüm bilgi ekranınızda beliriyor. Eğer varsa şarkının YouTube'daki videosuna kadar. Ayrıca otomatik olarak albüm kapağı vb. bilgilerle kendi arayüzünde siz silene kadar duruyor etiketlediğiniz şarkılar.

3- LOLCats: Komik kedi fotoğraflarının üstüne yazılmış ve genellikle de başka internet mimlerine göndermeler içeren yazılar. LOLCats bu fotoğraflar arasında iPhone'un foto klasörünü gezer gibi gezmenizi sağlıyor. Seçtiğiniz fotoğrafı favorilerinize ekleyebilir ya da hemen e-posta ile de gönderebilirsiniz. Kendi gramer yapısı da olan Lolcat mimiyle ilgili detaylı bilgi için Wikipedia makalesine bir göz atın.

4- Trace: Çok zevkli ve bedava bir oyun. 100 seviyeden oluşuyor ve ben hepsini bitirdim :)

5- TED: Ted.org'da izlediğimiz ve hayran kaldığımız videolara kendi arayüzünden kolay erişim sağlayan bir uygulama. Ne yazık ki videoları çuvalla önünüze döküyor ve "haydi ara" diyor. Umarım sonraki versiyonlarında kategori ya da etiket benzeri başka filtreleme özellikleri de getirirler.

6- Labyrinth: Galiba para verdiğim ilk uygulama buydu. iPhone'un akselometresini kullanan ve benzerlerinden oynanabilirlik ve arayüz kaliktesiyle sıyrılan harika bir vakit geçirtici daha.

7- Facebook: Sitenin kendisinden bile pratik.

8- iheartradio: Epeyce radyoyu dinleyebiliyorsunuz bu uygulamayla.

Belki yüzlerce uygulama indirdiğim bu dönemde çok umut vadetmesine rağmen beni hayal kırıklığına uğratan yazılımcıklar da oldu. LinkedIn uygulaması arkadaş davetiyesini gösteremiyor ve çok kullanışsız. CameraBag adlı çekilen fotoğrafı çat diye Holga, Lomo efektiyle bezeyip öyle kaydedebilen şahane bir uygulama var ama sık sık hafıza yeterli değil diyor. Bunun dışında tüm popüler mesajlaşma programlarındaki hesaplarınızı destekleyen, hatta Skype hesabı üzerinden Wifi bağlantısı ile sesli konuşma da yaptırabilen Fring'i sadece bir kere kullandım. iPhone'da iPod uygulaması dışındaki uygulamaları arka planda çalıştıramadığınız için bu tip programlar çok kullanışlı olmuyor sanırım.

16 Ocak 2009 Cuma

Ahkâm Kesmek

Türk Dil Kurumu'nun tarifiyle "çekinmeden kesin yargılarda bulunmak, bilir bilmez konuşmak" anlamlarına geliyor bu tanım.

Ne çok severim ahkâm kesmeyi!

4 Aralık 2008 Perşembe

Kaizen

Alemşah'ın bana hediyesi. Bayram tebriği olarak bunu göndermeyi düşünüyorum yakınlarıma. Mutlaka büyük de bakın.

21 Kasım 2008 Cuma

Bravoo Rehber'deki Gorenje Reklamı

Bravoo diye bir rehber hizmeti var. Hem internet sitesini açtılar, hem de İstanbul'da bir çok haneye (1 milyondan fazla olduğu söyleniyor) basılı rehberlerini bıraktılar. Yellow Pages gibi bir şey galiba. Marka ve hizmet hakkında pek çok şey hakkında konuşulabilir.

Benim konuşmak istediğim başka bir konu var. Dün akşam bizim eve bırakılan basılı rehberin arka kapağında Gorenje adlı premium beyaz eşya markasının basın ilanını gördük. Goranje, tasarımlarını Pininfarina'ya yaptıran, Swarovski taşlarla süslü buzdolapları satan bir marka. Yani hedef kitlesi asla ve asla milyonlarca hane olamaz. Bu yüzden, "acaba" dedik Aygül'le; "bu rehberlerin baskılarındaki bazı reklamlar semtlere göre alınmış ve baskılar da semt spesifik olarak yapılmış olabilir mi? Yoksa markanın bende bıraktığı premium algıda mı bir hata var?

Bunu anlamanın basit bir yolunu buldum. Size gelen Bravoo kopyasının arkasını çevirin ve bakın. Sizinkinde ne reklamı var? Yorumlarınızı burada ya da Friendfeed'de paylaşabilirsiniz.

19 Kasım 2008 Çarşamba

Yeni İş

Kasım başından itibaren Alfa Romeo pazarlama iletişimi uzmanı olarak Tofaş'ta çalışmaya başladım. Bir markanın tüm iletişiminden sorumlu olmak çok heveslendiriyor beni. Tahmin ettiğimden daha yoğun bir konsantrasyon gerektiriyor ama. Hakkında çok yazıp çizdiğim, aşık olduğum bir marka için çalışıyor olmaksa gerçekten çok heyecan verici. Asıl güzeli tüm bunları çok güzel bir ekiple birlikte yapabiliyor olmak. Kısacası artık Zincirlikuyu taraflarındayım.

14 Kasım 2008 Cuma

Üşendim

Mamma Mia! cok süper bir filmdi falan diyerek şöyle videolu, fotoğraflı, Wikipedia bağlantılı bir yazı yazasım geldi ama üşendim. Google edin, kendiniz bulun. Filmi izleyin ama lütfen. Müzikal sevebileceğinizi görüp şaşırırsanız buraya yorum yazın sonra.

ABBA!

29 Ekim 2008 Çarşamba

Hocam, sen virüs nasıl yayılır bilir misin?

4 Perdelik Trajikomedi
Perde 1
"Tüm Kapatmalar Hukuka Aykırı isimli" yazı Leeds Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İnsan Hakları Merkezi üyesi Kerem Altıparmak tarafından yazılmış ve 20 Ekim'de bianet'te yayınlanmıştı. Oktar'ın bugüne kadar aynı gerekçelerle Silivri ve Gebze mahkemelerine yaptığı başvuruların sonucunda 61 sitenin erişime kapatıldığını hatırlatan Akdeniz ve Altıparmak, bu durumun mahkemelerin yorum yöntemlerini kullanmasıyla ilgili bir sorundan kaynaklandığını belirtiyordu. Buna göre, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"u es geçen mahkemeler, hakaretle ilgili diğer düzenlemeleri uyguluyor. Oysa, konuya ilişkin özel bir düzenleme getiren 5651 sayılı kanunun uygulanması gerekir. Bu kanunda da sitelerin erişime kapatılması gibi bir düzenleme bulunmuyor. Akdeniz ve Altıparmak, hali hazırda kapatılacak siteye kapatmadan önce savunma hakkı verilmediğine, birçok durumda kapatmaya gerekçe gösterilmediğine de dikkat çekiyordu.
Yazının tamamı için

Perde 2
A.O ve avukatları Bianet'e, aba altından soba gösteren bir tehdit mektubu yollarlar, ki bu mektubun tarzı yaklaşık şöyledir: "Sitedeki, müvekkillerim ile ilgili söz konusu hukuka aykırı
yayınların 24 saat içinde yayından çıkarılmasını talep ediyor, aksi halde bu yayınların kaldırılması amacıyla mahkemeye başvurmak zorunda kalacağımızı ihtaren bildiriyoruz. Benzeri durumda, Türk Mahkemeleri başta wordpress.com, richarddawkins.net, egitimsen.org.tr ve
groups.google, gazetevatan.com sitesi olmak üzere çok sayıda internet sitesine Türkiye'den erişimi yasaklamışlardır. Bu nedenle milyonlarca kişi halen bu sitelere Türkiye'den ulaşılamamaktadır."
Yazının tamamı için

Perde 3
Bianet bu tehdite aldırmaz, avukatlara sorar, ilgili yazıda hakaret
içeren hiçbir şey olmadığını vurgular, bir de utanmadan "kapamıyoruz"
diye bir yazı koyar ana sayfasına.
Yazının tamamı için

Perde 4
Ama işte internet öyle bir şeydir ki, okunmasını istemediğiniz yazılar
bile, bir bakarsınız bloglarla, gazete yorumlarıyla, facebook'la,
email gruplarıyla, ekşi'de, sosyomat'ta, wiki'de, bigu'da,
friendfeed'de, twitter'da ve daha binlerce sosyal platformda birden
yayılıverir. Bu bilgi çağında bilgiye erişimi engellemek zor be hocam,
ne yaparsın.

Ha bir de, tdk.gov.tr katkılarıyla bilginize sunarız:
Eleştiri - is. 1. Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış
yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.
Hakaret - is. (haka:ret) 1. Onur kırma, onura dokunma. 2. Küçültücü
söz veya davranış.

Sansüre Sansür Hareketi
http://www.sansuresansur.org

28 Ekim 2008 Salı

Bedava Digiturk İzle, Bedava Film İndir

Sayın DigiTurk PR Departmanı Yetkilisi,

Ticari kaygınız nedeniyle istemeden ve farkında olmadan pek çok blog yazarının kişisel özgürlüğünü elinden aldınız.

Bunun beklenen sonucu olarak, an itibariyle, pek çok blog yazarı hem ailelerinin hem de dostlarının Digiturk aboneliklerini iptal ettirmeyi düşünüyor.

Müşteri kitlenizin en üst tabakasında yer alan, sinema paketleri ve yabancı dil kanallarının izleyicilerinin aynı zamanda Türkiye’de en aktif blog kullanıcıları olduğu gözünüzden kaçmaması gereken bir gerçek.

Marka imajınızın özellikle A+ grupta yerin dibine geçtiğinin ve geçmeye devam ettiğinin bilincinde olmalısınız.

Eğer markanızı düşünüyorsanız, ve bu yaptıklarınızdan dolayı üzgünseniz size Sansüre Sansür hareketine ana sponsor olmayı öneririm:
http://sansuresansur.org/

Saygılarımla,

Bir Blog Yazarı

—

not:
Başlık hem SEO, hem de ironi amaçlıdır.

not 2:
Eğer şu an yasaklanmamış bir blogunuz varsa sizi de benzer bir çağrı yapmaya davet ediyorum (evet bu bir mimdir, ve bu yazıyı okuyan her blog yazarı bu mim’e davetlidir)

not 3:
Konu ile ilgili yorum ve düşüncelerinizi duymaktan mutlu olacağım.

not 4:
Blogunuzda bu konuyla ilgili tepkinizi belirmeye üşenmeyin (bkz: not 2)

not 5:
Fikrin başladığı orijinal blog: http://merickara.net/?p=201